Ana Sayfa     Haberler     Firmalar, Mekanlar     Harita     Hava Durumu    

Ankaralılar için özel derlenmiş haberler. Çeşitli kaynaklardan (hürriyet, milliyet...) Ankara'yla ilgili haberler tek bir yerde toplanıyor.


Ankara Valiliği, gerçekleştirilen muhaliflerin kongresinin Akyurt ilçesinde gerçekleştirmeleri nedeniyle Çağrı Heyetine ceza uyguladı.MHP Genel Merkezi Avukatı Yücel bulut
24 Haziran 2016 00:00 | gündem
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi kampüsünde çıkan silahlı kavgada, ölü ve yaralılar olduğu bildirildi.Ankara Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, saat 10.40 sıralarında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Fizik Tedavi Bölümü Eczanesi içerisinde kavga çıktı. Eczanede Teknisyen olarak görev yapan Enver Türkmen, aynı yerde eczacı olarak görev yapan Gürsu Ulaşan, İlknur Yüce ve Özler Kiriş'i silahla vurarak öldürdü. Olayda Hikmet Türk isimli eczacı da ağır yaralandı. Aynı hastanede ameliyata alınan Hikmet Türk kurtarılamadı. Valilik açıklamasında, "Olayın faili Enver Türkmen silahı ile birlikte yakalanmıştır. Olayla ilgili geniş çaplı inceleme ve soruşturma adli makamlar ve polis tarafından yürütülmektedir" denildi.
24 Haziran 2016 00:00 | gündem
3,2 milyon öğrencisi bulunan Türkiye'de öğrencilerin yüzde 20'si İstanbul'da. Avrupa'nın en büyük öğrenci şehri İstanbul'un yanı sıra Ankara ve İzmir de sıralamada 5. ve 6. sırada yer alıyor. Bu derecede büyüklüğüne rağmen hâlâ 600 bin öğrencilik yurt kapasitesi olduğunu fark eden Nef, 190 milyon lira yatırımla öğrenci residansı projesi Novu'yu hayata geçiriyor.İstatistiklere göre Türkiye'nin nüfusu Almanya'dan sonra ikinci sırada yer alırken otuzun altındaki yaş ortalamasıyla en genç nüfusa sahip. Türkiye'deki öğrenci sayısı 2005'te 1,3 milyon iken 2015'te bu sayı 2,5 kat artış kaydetti. Dolayısıyla öğrenci sayısı da en fazla olan ülke Türkiye oldu. 3,2 milyondan fazla öğrencisi olan Türkiye'nin 3 büyük şehri Avrupa'nın ilk 6 öğrenci şehri arasında yer alıyor. İlk sırada İstanbul'un yer aldığı listede Londra, Paris ve Berlin'in ardından Ankara ve İzmir şehirleri geliyor. Öğrenci rezidansları hayata geçiyor Bir yandan sosyolojik olarak eğitim düzeyi artan Türkiye bir yandan öğrenci konaklaması alanında ekonomik fırsatlar sunuyor. Bu alanda ilk adımı Nef atıyor. Şirket, Merter'de 28 bin metrekare alana 190 milyon lira yatırımla Novu öğrenci rezidansı projesini eylülde hayata geçiriyor. Türkiye'de öğrencilerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayan bir proje olmadığına dikkat çeken Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur, öğrencilerin standartlarını yükseltmek için yola çıktıklarını söyledi. Novu'da 804 yatak kapasitesiyle işe başlayan şirketin hedefi öncelikle İstanbul olmak üzere 10 yeni proje ile 15 bin yatak kapasitesine ulaşmak. 750 MİLYON LİRALIK YATIRIM YAPACAK Nef yatırımlardan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Kozlu ise son 10 yılda öğrenci sayısının 1 milyonlardan 3 milyonlara çıkmış olmasına karşın yurt kapasitesinin 600 binlerde kaldığını söyledi. Böylece Novu ile hem sosyolojik bir soruna çözüm getirdiklerini hem de yurtdışına taşıyacak proje hayata geçirdiklerini sözlerine ekledi. Novu için 750 milyon lira yatırım yapacaklarını ifade eden Kozlu, 1, 2 ve 4 kişilik odaların yer aldığı projede fiyatların 920 liradan başladığını söyledi. Novu Genel Müdürü Kahraman Yiğit ise öğrencilere sunulacak imkanlardan bahsetti. Çalışma odalarından müzik salonlarına, sosyal alanlardan restoranlara kadar birçok hizmetin ücrete dâhil olacağını belirten Yiğit, dengi ulaşım imkanlarına sahip yurtlarla karşılaştırma yaptıklarında bir adım öne geçtiklerini aktardı. Yiğit'in yaptığı hesaba göre, bölgede tutulacak bir stüdyo dairenin eşyasız 12 aylık kira bedeli yıllık 24 bin lira. Novu'da möbleli verilen odalarda aylık 1.250 liradan yılda 13 bin 500 lira. Sosyal imkanlar da hesaba katılırsa maliyet Novu'da neredeyse yarıya düşüyor.
24 Haziran 2016 00:00 | ekonomi
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya'nın 12 Eylül askeri darbesine ilişkin yargılandığı davanın temyiz incelemesini tamamladı.12 Eylül askeri darbesine ilişkin dava Ankara 10. Ağrı Ceza Mahkemesinde görüldü. 12 Eylül davasında sanıklar Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, 765 sayılı TCK'nın "Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler" başlıklı 146. maddesi uyarınca önce "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasına çarptırıldı, ardından takdiri indirimle bu cezaları "müebbet hapis cezasına" çevrildi. Kararın temyiz edilmesinin ardından, süreç devam ederken, Kenan Evren 9 Mayıs 2015'te, Şahinkaya 9 Temmuz 2015'te vefat etti. Yerel mahkeme kararının temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, sanıkların ölümleri nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi ancak kararda, darbe suçuna ilişkin tespitlerde bulunuldu. "Darbe suçunu yaptırımsız bırakmak cezanın önleyiciliğini etkisiz kılar" "Anayasal düzenin cebren ilgası ve meşru hükümetin askeri darbe ile devrilmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerin İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinden kaynaklanan görev kapsamında kaldığının savunulması hukuki dayanaktan yoksun, demagojik bir yorumdan ibarettir." denilen kararda şunlar kaydedildi: "Suç tarihi itibarıyla ülkemizde çok partili hayata geçişten sonra, köklü temelleri olmayan demokrasi serüveninde, henüz demokrasi kültürünün oluşmasına fırsat vermeden darbe yapma alışkanlığını sıradanlaştıranların, unvan ve statüleri ne olursa olsun, ihlal edilen hukuk düzeninin tesisi, toplumun demokratik geleceğinden emin olması ve mukadderatını tayin hakkının korunması bakımından, her suçlu gibi cezai bir yaptırıma tabi tutulması hukuk devleti olmanın gereğidir." Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında, "Ceza hukuku açısından, halkın iradesine en ağır müdahalelerden olan darbe suçunu yaptırımsız bırakmak cezanın önleyiciliğini etkisiz kılacağı gibi, sonradan işlenebilecek suçlar yönünden teşvik edici olacaktır." görüşüne yer verdi. "Hukuk devletinde hiçbir görev kişilere suç işleme hakkı veremez" Gerekçeli kararda, "Darbe öncesi yaşanan ağır ve muhakkak olduğu savunulan tehlikelerin anayasal düzenin değiştirilmesini hangi suretle zorunlu kıldığı açıklanamamıştır. Sıkı yönetim uygulanan ülkede sanıkların tehlikeye karşı koyma yükümlülükleri bulunmaktadır." denildi. "Bu itibarla tehlikenin vukuuna bilerek sebebiyet veren, tehlikeye karşı koyma yükümlülükleri bulunan, anayasal düzeni değiştirmeden de tehlikeyi bertaraf etme imkanına sahip olduğu anlaşılan, eylemlerinde tehlike ile mukayese edildiğinde açık orantısızlık bulunan sanıkların müsnet suçları zorunluluk halinde işlediklerinin kabulü hukuken mümkün görülmemiştir." ifadelerine yer verilen kararda şunlar kaydedildi: "Bir iç hizmet kanununun, üst norm olan anayasayı değiştirme yetkisi veremeyeceği de açıktır. Anayasal düzeni cebren değiştirmeyi suç olarak düzenleyen 765 sayılı TCK'nın 146. maddesinin suç tarihinde yürürlükte olduğu gözetildiğinde anılan kanunun, sanıklara suç olarak tanımlanan 'anayasal düzeni cebren değiştirme' hakkı vermeyeceğinde de kuşku yoktur. Hukuk devletinde hiçbir görev kişilere suç işleme hakkı veremez."
23 Haziran 2016 00:00 | gündem
MHP Genel Merkezi, Çağrı Heyeti tarafından 19 Haziran'da düzenlenen olağanüstü kongreye katılanların kimlik tespitleri ve hazırun listesinin hazırlanması konusunda görevli Ankara 13. Noterliğinin görüntülerine ilişkin Akyurt Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19 Haziran'daki olağanüstü kurultay için nasıl bir tavır alacağı merakla beklenirken, genel merkez kongrede kimlik tespitlerinin WhatsApp gönderileri üzerinden yapıldığı iddia edilen görüntülerle ilgili suç duyurusunda bulundu. MHP Genel Merkez avukatı Yücel Bulut, yaptığı yazılı açıklamada, "19 Haziran 2016 tarihinden düzenlenen sözde MHP Olağanüstü Genel Kurulu'na ilişkin olarak; toplantıya katılanların kimlik tespitleri ve hazırun listesinin hazırlanması konusunda görevli bulunan Ankara 13. Noterliğinin basın yayın organlarında da oldukça geniş yer bulan ve suç teşkil eden görüntüleri üzerine, suçun işlendiği yer olan Akyurt ilçesi Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur." ifadelerine yer verdi. Bulut, MHP Genel Merkezi tarafından basın yayın organlarında yer bulan "sahtecilik" fiillerine ilişkin olarak devam edecek cezai soruşturma sürecinin de titizlikle takip edileceğini kaydetti.
23 Haziran 2016 00:00 | gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan Esenboğa Havalimanı Camii açılışında yaptığı konuşmada camiye Yıldırım Beyazıt ismini verdi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Esenboğa'da yapılan caminin açılış töreninde bir konuşma yaptı. Erdoğan caminin isminin Yıldırım Beyazıt olacağını söyledi. Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: Bu camimimiz inşallah peyzaj düzenlemesiyle geniş bir ağaçlandırma kapasitesine sahip. Şu toprak mahallin de en kısa zamanda çimlendireceği noktasında mutabık kaldık. Burası yemyeşil bir alan haline gelecek, belki de piknik alanı haline gelebilir. Ben Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin bir sentezini burada gördüm. Geçen geldim gezdim. Modern mimarinin de burada gözardı edilmediğine bizzat şahit oldum. Bu önemli bir sentez. DÜNÜ DÜNDE BIRAKMAK YANLIŞ BUGÜNE TAŞIMALIYIZ Dünü dünde bırakmak yanlıştır, onu bugüne taşımak ve yarınların da temelini atacak şekilde adımlarımızı atmak çok önemlidir. Gelecek nesillere bunlar sinyaldir. Madde olmuş, mana olmamış, bunun hiçbir anlamı yoktur. Madde ile manayı bir arada inşa edersek gelecek nesiller çok daha güçlü olacaktır. CAMİMİZİN İSMİ YILDIRIM BEYAZIT OLACAK Camimizin adı meselesi. Hocamla istişarede bulunduk. Hocam dedi ki, "Biz bu caminin adını ecdadımızdan esinlenmek üzere Yıldırım Beyazıt Camii koyalım dedik. İnşallah Yıldırım Beyazıt'la anılan bir cami olacak. Hayırlı olsun diyelim.
23 Haziran 2016 00:00 | gündem
Adana'da kocasını öldürdüğü iddiasıyla 15 yıl hapis cezası verilen Çilem Karabulut'un kefaletle tahliye edilmesi kararına itirazda bulunuldu. Adana'da kocasını öldürdüğü iddiasıyla yargılanan ve 15 yıl hapse mahkum edilen Çilem Karabulut'un kefaletle tahliyesine maktulun ailesinin avukatı tarafından itirazda bulunuldu. Eşi Hasan Karabulut'u tabancayla öldürdüğü iddiasıyla 15 yıl hapis cezası verilen Çilem Karabulut'un tahliye edilmesi kararına, öldürdüğü eşinin ağabeyi Mesut Karabulut'un avukatı Ceyhun Bora Kahyalar itiraz etti. Karabulut ile Kahyalar, dün öğle saatlerinde bir üst mahkeme olan Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere kararın verildiği Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine Çilem Karabulut'un tekrar tutuklanması için dilekçe verdi. Tahliye kararına itiraz dilekçesinde Hasan Karabulut'un uyurken öldürüldüğünü belirten avukat Kahyalar, "Çilem Karabulut müvekkilimin sırtından ve uzak mesafeden 8 el ateş etmek suretiyle ölümüne sebep olmuştur. Fuhuş iddiası bir algıdır. Adli Tıp Kurumunda tedavisi yapıldığında en ufak bir darp izine rastlanmamıştır. Gerek sanığın olaydan önce müvekkilimi arayarak eve çağırması gerekse de öldürme fiilinin müvekkilim uyurken gerçekleştirilmesi, olayın önceden tasarlandığını açıkça gözler önüne sermektedir." ifadesini kullandı. Kahyalar, Çilem Karabulut'un savunmalarında kendisini olayda mağdur gibi göstererek haksız tahrik veya meşru müdafaa hükümlerinden faydalanmaya, ayrıca son dönemde ülkede meydana gelen kadına karşı şiddet olaylarının artması nedeniyle kamuoyunda kendisi lehine bir vicdani kanaat oluşturmaya çalıştığını iddia etti. Tutukluluğun devamı yönünde karar veren üye hakimin sanığın tahliyesi yönünde görüş değiştirmesini de dilekçesinde eleştiren Kahyalar, "Dosyada sayın hakimin kararını değiştirmesine sebebiyet veren hangi delil dosyaya sunulmuştur. Dava konusu fiil kasten öldürme vasfında olup bu suç tutuklama nedeni var sayılan katalog suçlardan bir tanesidir. Hal böyleyken sanık hakkında tutuklama sebeplerinin varlığı gözetilmeksizin tahliyesine karar verilmesi hukuka aykırıdır" diyerek, Çilem Karabulut'un tekrar tutuklanması gerektiği görüşünü savundu. Öldürülen Hasan Karabulut'un ağabeyi Mesut Karabulut da "Biz adalete, yargıya güvenmiştik. 15 yıl almış biri bugün dışarıda. Bu davayı gerekirse Ankara'ya kadar taşıyacağız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a kadar gideceğiz. O zaman içeride yatan herkes kefaletle tahliye edilsin. Ailece perişanız. Buradaki yargıya güvenimiz sarsıldı. Ben soruyorum, uyuyan çocuğu öldürmek kadın hakkı mıdır?" diye konuştu. Tutukluluğa yapılan itirazın birkaç gün içinde sonuçlanması bekleniyor. 8 Temmuz 2015'te evinde eşi Hasan Karabulut'u tabancayla ateş ederek öldürdüğü öne sürülen ve ertesi gün polise teslim olup tutuklanan 1 çocuk annesi Çilem Karabulut, yargılandığı Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinde oy çokluğuyla 15 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti. Mahkeme Başkanı Ogün Maden ise Çilem'e ceza verilmemesi yönünde karara muhalefet şerhi koymuştu. Çilem Karabulut, 20 Haziran'da avukatının tutukluluğa itirazı üzerine 50 bin lira kefaletle tahliye edilerek Mersin'deki Tarsus Kapalı Cezaevinden çıkmıştı.
22 Haziran 2016 00:00 | gündem
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türkiye'de demokratik kurumların işleyişini ele aldığı oturumda İzleme Komitesi'nin Türkiye raporu da değerlendirildi. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türkiye'de demokratik kurumların işleyişini ele aldığı oturumda İzleme Komitesi'nin Türkiye raporu da değerlendirildi. Oturumda söz alan İzleme Komitesi raportörü Norveçli parlamenter Ingebjorg Godskesen, Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin kurucu ortaklarından biri olduğunu hatırlatarak başladığı konuşmasında "Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılara kucak açışını destekliyoruz. PKK her gün birçok şehirde saldırıda bulunuyor. Biz bu saldırıları kınadık. Türkiye'nin vatandaşlarını koruma hakkını destekliyoruz. Bunu uluslararası standartlar çerçevesinde sağlamalıdır." ifadelerini kullandı. Türkiye raporunu kaleme alan bir diğer parlamenter Sırbistanlı Natasa Vuckovic de "Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları konusunda bu raporla Türkiye'ye güçlü bir mesaj veriyoruz." diye konuştu. Avrupa Liberal ve Demokratlar İttifakı (ALDE) grubu üyesi Anne Brasseur, "Terörü kınıyoruz. Türkiye'nin terörle mücadelesini çok açık bir şekilde destekliyoruz." dedi. Venedik Komisyonu'nun raporunu hatırlatan ve sokağa çıkma yasağını eleştiren Brasseur, sığınmacılara kucak açan Türkiye'ye minnettar olduklarını da sözlerine ekledi. AKPM Muhafazakar Grubu'nun (EC) Azerbaycanlı Başkan Yardımcısı Samet Seyidov ise terörle mücadelede Türkiye'ye destek verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Seyidov, raporun korsan bir tavırla hazırlandığını söyledi. "Bu eleştiriler Avrupa Konseyi'nin işi değildir"Avrupa Liberal ve Demokratlar İttifakı (ALDE) grubu üyesi İsviçreli parlamenter Alfred Heer, Türkiye'de meydana gelen terör saldırılarının Avrupa'da yeterince tepki görmediğinin altını çizerek, Ankara ve İstanbul saldırılarının Paris veya Brüksel'deki saldırılar kadar tepki görmediğini, yeteri kadar yer almadığını kaydetti. Tartışılan raporda ortaya konulan eleştirilerin haksız olduğunu söyleyen Heer eleştirilerin aşırı olduğunu belirterek "Bu eleştiriler Avrupa Konseyi'nin işi değildir" ifadelerini kullandı. AKPM İzleme Komitesi'nin hazırladığı raporda Türkiye'de son zamanlarda meydana gelen siyasi ve sosyolojik olaylara yer veriliyor. Türkiye'nin DAEŞ ve PKK terörüne karşı verdiği mücadelenin desteklenmesi gerektiği belirtilen raporda ayrıca 3 milyona yakın göçmene kapılarını açtığı için ülkeden övgüyle bahsediliyor. Demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü gibi konularda Ankara yönetiminin eleştirildiği rapora AKPM üyesi parlamenterlerden 40 değişiklik önergesi verildi. Raporun ve Türkiye'nin demokratik kuruluşlarının işleyişinin tartışıldığı oturumda görüşmeler öğleden sonra da devam edecek. Oturumun sonunda rapor oylanacak.
22 Haziran 2016 00:00 | gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletle, milletin değerleriyle, tarihiyle, kültürüyle ve milletin temsilcileriyle kavga etmekten vazgeçmezseniz kendi çirkinliğinizin içinde boğulup gideceksiniz." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, "Kalpsiz bir beden nasıl cesetten ibaretse, değerlerinden ve köklerinden kopma pahasına elde edilen kariyer de aynı şekilde anlamsız, aynı şekilde soğuk, aynı şekilde ruhsuzdur." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Ankara, cumhuriyetimizin başkenti olarak ilan edilmesine rağmen, Meclis ve çevresindeki sınırlı sayıda bina dışında, tarihimize ve kültürümüze katkı sağlayacak eserlerle donatılmamış bir şehirdir. Bu kısırlığı aşmak için şehri Selçuklu ve Osmanlı mimarisini günümüz ihtiyaçlarıyla birleştirecek eserlerle donatmaya karar verdik. Cumhuriyet tarihindeki pek çok rekorumuzun, ilklerimizin arasına Beştepe Külliyesi'ni de ilave ederek, bunu başardığımıza inanıyorum." "Dün yine birileri güya bize ihtar vermek için bildiri yayınlamışlar. Bakıyorsunuz, kendi milletine söven sözde profesörü, terör örgütüne militanlık eden sözde akademisyenleri, gazetecileri savunuyorlar." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben buradaki profesörlerimizi, doçentlerimizi, hocalarımı tenzih ederim ama içimizdeki, çuvalın içindeki çürükleri de herhalde görmeyi, onları ifade etmeyi zannediyorum hakkımız olarak görebiliriz. Paralel ihanet çetesinin pençesindeki üniversitelere kayyum atanmasına karşı çıkıyorlar, üniversitelerle yetinmeyip liseleri kaşıyorlar. Orayı halledemediler, şimdi liselere indiler." ifadelerinde bulundu. "Bu milletin hiçbirini küçümseyemezsin"Sözlerini "Hem ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına her türlü hakareti edeceksiniz hem de korkudan bahsedeceksiniz." şeklinde sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelerde bulundu: "Bunlar kendi şerleriyle, kendi şirretlikleriyle, kendi karanlık ilişkileriyle milleti korkutmaya çalışıyorlar. Kendilerine buradan diyorum ki boş atıp dolu tuttuğunuz günler geride kaldı. Artık bu milletin size de söylediklerinize de yayınladığınız bildirilere de itibarı yoktur. Milletle, milletin değerleriyle, tarihiyle, kültürüyle ve milletin temsilcileriyle kavga etmekten vazgeçmezseniz kendi çirkinliğinizin içinde boğulup gideceksiniz. Çıkmış bir tanesi kalkıyor diyor ki, bu muhtarların seçilmesini yanlış buluyorum, herkesin oyu geçerli olmamalıdır, milletin içinde de böyle tefrike gidenler var. Bunlar ne cins adamlar. Sen sanatçı olsan ne olur, profesör olsan ne olur, doçent olsan ne olur? Önce millete saygı duyacaksın, saygı, bu milletin hiçbirini küçümseyemezsin." "Ey Avrupa Birliği..."Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ey Avrupa Birliği, siz bizi halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olduğu için kabul etmiyorsunuz. Evet... Bunun aksini ispat edemezsiniz ve bunu Fransa'nın eski dışişleri bakanlarından bir tanesi bana zaten açık açık söyledi. Sayın Davutoğlu da yanımda, üçlü olarak görüşüyoruz ve açık açık söyledi. 'Sizi almazlar dedi Avrupa Birliğine, boşuna uğraşıyorsunuz'. 'Niye?' dedim, 'Müslümansınız' dedi." dedi.
22 Haziran 2016 00:00 | gündem
Anayasa Mahkemesi, özel muayenehanesi bulunan veya özel hastanede de çalışan üniversite öğretim üyesi doktorlara üniversite ödeneği ve ek ödeme yapılamayacağına ilişkin kanun hükmünü iptal etti.Ankara'da bazı doktorlar, özel hastanede de çalıştıkları veya özel muayenehane açtıkları gerekçesiyle kendilerine üniversite ödeneği ve ek ödeme yapılmamasına ilişkin, işlemlerin iptali için dava açtı. Ankara 4. İdare Mahkemesi ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi, baktıkları davalarda, uygulama konusu kamuoyunda, "Tam gün yasası" olarak bilinen 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 19 Kasım 2014 tarihli 6569 Sayılı Kanun ile eklenen geçici 70. maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle, ayrı ayrı Anayasa Mahkemesine başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme, açılan 5 ayrı davayı birleştirerek, karar verdi. Heyet, Kanun'un iptali istenen geçici 70. maddesinin birinci fıkrasını iptal etti. İptal edilen hüküm şöyle: "Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim üyelerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel sağlık kuruluşlarında çalışmakta olanlara, bu faaliyetlerini sona erdirinceye kadar üniversite ödeneği ve ek ödeme ödenmez."
22 Haziran 2016 00:00 | gündem
FETÖ/PDY soruşturmasında ifadesi alınan H.P, 2011'de "cemaat" adına ABD'ye davet edilip, Aktif İşadamları Derneği adıyla ABD Büyükelçiliğine gittiklerinde, 15 dakikada vize işlemlerinin halledildiğini öne sürdü.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, "terör örgütü üyesi olmak", "Terörizmin Finansmanı Hakkındaki Kanuna muhalefet" ve "zimmet" suçlarından 12 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, soruşturma sırasında "bilgi sahibi" olarak ifadesi alınan H.P, 2011'de "cemaat" adına ABD'ye daveti edilip Aktif İşadamları Derneği adıyla ABD Büyükelçiliğine gittiklerinde, görevlilerin 15 dakikada vize işlemlerini hallederek pasaportlarını verdiğini ileri sürdü. "İnsanların dini ve milli duygularını istismar ederek, himmet veya başka isimler adı altında topladıkları paraları, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) hizmet eden şirket, dernek ve kuruluşlara aktardıkları" gerekçesiyle hazırlanan iddianamede, FETÖ/PDY'nin kuruluşu, amacı, yurtiçi ve yurtdışı stratejisi ile yapılanması hakkında bilgilere yer verildi. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı Velihattin Eldemir'in hazırlayıp, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiği iddianamedeki "örgütün yapılanması" kısmında, Fetullah Gülen liderliğindeki örgütün "bilinen yasa dışı örgütlerden çok daha sıkı bir hiyerarşik yapılanması bulunduğu" belirtildi. 15 dakikada ABD vizesiİddianamede, FETÖ/PDY içerisinde kendilerine itaat etmeyen, uyumsuzluk gösteren emir ve talimatları yerine getirmeyen üyelere karşı "şefkat tokadı" diye adlandırılan cezalandırma yönteminin kullanıldığı belirtilerek, bu yöntemle de uyumsuzluk ve itaatsizliğin boyutuna göre, adli ya da idari olarak ellerinde bulundurdukları güçler vasıtasıyla kişilerin cezalandırıldığı, böylece itaatsizlik ve fikir ayrılıklarının önüne geçilmeye çalışıldığı kaydedildi. İddianamede "bilgi sahibi" olarak ifadesi alınan H.P. isimli kişi, 2009'da ABD'ye turist olarak gitmek için ABD Büyükelçiliğine müracaat ettiğini ancak yetkililerin vize konusunda zorluk çıkarttıklarını ve vize alamadıklarını öne sürdü. "Cemaat" adına 2011'de ABD'ye davet edildiklerini de belirten H.P, kendilerine Aktif İşadamları Derneği vasıtası ile çok rahat vize alabileceklerinin söylendiğini, bunun üzerine dernek adıyla büyükelçiliğe gittiklerini, görevlilerinin 15 dakikada vize işlemlerini hallederek pasaportlarını verdiklerini ileri sürdü. En az 10 Twitter hesabıÖrgütün meşruiyetini tabanına anlatmak, uygulayacağı politikalar hakkında tabanına mesaj vermek ve örgüt üyeleri arasındaki bağları sıkı tutmak amacıyla sosyal medyanın etkin olarak kullanıldığına yer verilen iddianamede, "Örnek vermek gerekirse, örgüt lideri Fetullah Gülen, Peygamber Efendimizi rüyasında gördüğünü ve tweetleri iki katına çıkartma talimatı aldığını söylemesi üzerine, örgüt üyelerine en az 10 Twitter hesabı açmak ve günlük atılan tweet sayısını en az iki katına çıkarma talimatını vermiştir" denildi.
22 Haziran 2016 00:00 | gündem
Hakkındaki yakalama kararı üzerine Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alınarak Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilen gazeteci Canikligil, ifadesinin alınmasının ardından serbest kaldı. ABD'den dün akşam Paris aktarmalı olarak İstanbul'a gelen Hürriyet gazetesi New York Temsilcisi Razi Canikligil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hakkında çıkarılan yakalama kararı üzerine gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen Canikligil, Bakırköy Adliyesine getirildi. Cumhuriyet Savcısı İmdat Kaçan'a ifade veren Canikligil, serbest bırakıldı. Canikligil ifadesinde, şikayete konu tweetin kendisiyle herhangi bir alakasının olmadığını belirterek, suçlamayı kabul etmedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun avukatı, müvekkiliyle ilgili twitterdan atılan bir tweetle ilgili, 13 Ocak 2015'te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, dilekçede, tweeti atan kişiyle ilgili ''adı ve soyadı Razi Canikligil olabileceği'' ifadesine yer verildiğini belirtti. Soruşturma kapsamında Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin Canikligil hakkında 1 Şubat 2016'da yakalama kararı çıkarttığı öğrenildi. "Neden gözaltına alındığımı bilmiyordum"Bakırköy Adliyesi önünde açıklama yapan Canikligil, 26 yıldır Hürriyet'in New York bürosunda gazetecilik yaptığını, Amerika'da federal mahkemede, her türlü dava ve ticaret hukuku konularını takip ettiğini ifade ederek ''Şoktayım hala. 14 saattir gözaltındayım. Niçin gözaltına alındığımı yaklaşık yarım saat önce öğrendim. Bilmiyordum.'' dedi.
21 Haziran 2016 00:00 | gündem
MP5 silahı ile Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın çizim ve üretim planlarını satmak isterken yakalanan MKEK Silah Fabrikası Müdürü Tanrıverdi hakkında 29 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi. MP5 silahıyla üretime henüz başlanan Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın çizim ve üretim planlarını satmak isterken yakalandıktan sonra tutuklanan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Silah Fabrikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi hakkındaki soruşturma tamamlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Tanrıverdi hakkında "rüşvet almak" ve "devlete ait gizli kalması gereken fenni keşif, buluş ve sınai yeniliklerden yararlanma" suçlarından 29 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle hazırladığı iddianameyi Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli cumhuriyet savcısı Ali Alper Saylan'ın hazırladığı iddianamede, MKEK Genel Müdürlüğü, Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Maliye Bakanlığı "şikayetçi", Kutlay Kaya ise "ihbar eden" olarak gösterildi. İddianamede, ihbarcı Kaya'nın 1 Nisan 2016'da başsavcılığa başvurarak, Tanrıverdi'nin, fabrikada üretimi yapılan MP 5 model silahın çizimleri, üretim planları dahil tüm dokümanlarını 200 bin lira, yeni üretilen MPT 76 model silahın çizimleri, üretim planları dahil tüm dokümanlarını ise 300 bin dolar karşılığında kendisine satmayı teklif ettiğini bildirdiği, iddia üzerine soruşturmaya başlandığı kaydedildi. "Türkiye'nin menfaatlerine aykırı olduğu için yakalatmaya karar verdim" İddianameye göre, Kaya, ifadesinde, "Tanrıverdi'nin teklif ettiği çizimlerin, kendisi için milyon dolarlar değerinde olmasına rağmen Türkiye'nin menfaatlerine aykırı olduğu için ona sinirlenerek, onu yakalatmaya karar verdiğini" söyledi. Tanrıverdi'nin, içerisinde fabrikada üretimi yapılan silah ve bilhassa yeni üretilen MPT 76 model silahla diğer bir kısım silahların çizim ve üretim planlarını içeren iki adet flash belleği ihbarcı Kaya'ya verdiği kaydedilen iddianamede, karşılığında çanta içerisinde 200 bin lira ve 300 bin doları alıp, odadan çıktıktan sonra lokantanın önünde görevli polis memurlarınca yakalandığı ifade edildi. İddianamenin kabulü halinde Tanrıverdi, "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12 yıla, "görevi dolayısıyla öğrendiği ve devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanmak" suçunu zincirleme biçimde işlediği gerekçesiyle de 6 yıl 3 aydan 17 yıl 6 aya kadar olmak üzere, toplam 10 yıl 3 aydan 29 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi için 15 gün süresi bulunuyor.
21 Haziran 2016 00:00 | gündem
İzmir'in Menderes ilçesinde, 3 kişinin katil zanlısı Atalay Filiz'i yakalayan İlçe Emniyet Müdürü, Komiser ve 6 polis memuru ve polise ihbarda bulunan 2 vatandaş, İzmir Valiliğince ve İl Emniyet Müdürlüğünce ödüllendirildi.İstanbul Tuzla'da 27 Mayıs günü tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı'yı, 2013 yılında da Tümgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan'ın TÜBİTAK'ta çalışan oğlu Göktuğ Demirarslan ile Rus sevgilisi Elena Radchikova'yı Ankara'da öldürdüğü iddiasıyla aranan Atalay Filiz'in, 29 Mayıs'ta İzmir'e geldiği saptanmıştı. İzmir Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı resmi ve sivil polisler, İzmir'e gelen Filiz için çalışma başlattı. İlk belirlemelere göre Atalay Filiz, 29 Mayıs günü Buca'daki bir internet kafede 4 saat geçirdiği belirlendi. Burada, internette kiralık oda bulan Atalay Filiz, 29-30 Mayıs gecelerini bir üniversite öğrencisinden kiraladığı odada geçirerek, ardından da 2 gün üniversite öğrencisi bir gencin Karabaşlar'ın Yeşilyurt semtindeki evinde kaldı. Atalay Filiz 31 Mayıs günü, Bodrum'a gideceğini söyleyip kaldığı öğrenci evinden ayrıldı. 3 kişinin cinayet zanlısı, 1 ve 2 Haziran gecelerini, Menderes'in tatil merkezi Gümüldür'de bir evin kiraladığı odasında geçirdi. Buradan ayrıldıktan sonra Menders ile Gümüldür arasındaki ormanlık alanda gizlenen Atalay Filiz, 12 Haziran günü, Gümüldür'den Menderes'e giden minibüse Şaşal köyü yakınlarındaki ormanlık araziden bindi. Minibüs içerisindeki yolcu Taha Gürses, katil zanlısı Atalay Filiz'i tanıdı. Filiz kendini tanıyanları fark ederek panikle indi. Pasta ustası Taha Gürses, 155'i arayarak Atalay Filiz'i ihbar etti. Minibüsten inip Bulgurca minibüsüne binen Atalay Filiz'i kahveci Mustafa Alsu(23) da 155 Polis İmdat Hattı'nı arayarak ihbar etti. İhbarlar üzerine harekete geçen Menderes İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, Atalay Filiz'i kıskıvrak yakaladı. Atalay Filiz, son cinayetini işlediği İstanbul'da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.POLİSLER VE İHBARCILAR ÖDÜLLENDİRİLDİİzmir Valiliği ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, Atalay Filiz'i ihbar eden Taha Gürses, Mustafa Alsu ile yakalayan Menderes İlçe Emniyet Müdürü Ramazan Karakuş, Komiser Özay Kocabıyık, Polis Memurları; Güray Oruç, Gökhan Şahin, Ceyhan Yıldırım, Kenan Çakı, Hakan Küçükkavaklı ve Serkan Güngör, İzmir Valiliği'nde düzenlenen törenle ödüllendirdi. Törene, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, Asayiş Şube Müdürü Cevdet Yumuşak, Menderes Kaymakamı Mutafa Ufuk Hasçakal katıldı. Vali Ayyıldız ve Emniyet Müdürü Uzunkaya; Menderes İlçe Emniyet Müdürü Ramazan Karakuş'a ve Komiser Özay Kocabıyık'a Takdirname verirken polis memurlarına takdirname ve biner liralık ödül verdi. İlk ihbarı yapan Taha Gürses'e 2 bin lira ikinci ihbarı yapan Mustafa Alsu'ya 4 bin lira verildi. Alsu'ya daha fazla verilmesinin nedeni olarak, Atalay Filiz'i minibüsten inip, başka bir minibüse binene kadar takip edip, 155 Polis İmdat Hattı'na 2 defa bilgilendirmesi gerekçe gösterildi. Öte yandan, daha önce kamuoyunda ihbarcı olarak çıkan minibüs şoförlerinin, 155 Polis İmdat Hattı'na ihbarda bulunmadıkları resmi kayıtlara göre Taha Gürses ve Mustafa Alsu'nun ihbarda bulundukları belirtildi.İZMİR'E VE TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAKTIRBurada konuşan Vali Erol Ayyıdız, ''Suçu ve suçluyu önleyen polis memuru kardeşlerimizi amirleriyle birlikte ve polise bilgi veren vatandaşlarımızı tebrik ediyoruz. Bu örnek davranış İzmir'e ve Türkiye'ye örnek olacaktır. Yapmış oldukları güzel davranış kamuoyuna mal olsun diye hediyeler vermek istedik'' dedi. İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya ise, ''12 Haziran sabahı Atalay Filiz'in yakalanmasında polise bilgi veren Taha Gürses ve Mustafa Alsu vatandaşlık görevini yaptı. Her Türk vatandaşı gördüğü suçu, olumsuzluğu polisle paylaşmalıdır. Emniyet görevlilerimiz ise büyük bir titizlikle gelen her ihbar gibi çalışma yapmış ve Atalay Filiz'i yakalamıştır'' dedi.İHBARCILAR KONUŞTUÖdül sonrası konuşan kahveci Mustafa Alsu, ''Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Herhangi bir ödül beklentisi içerisinde değildim. Valilik ve emniyet yetkilileri ödüle layık görmüşler teşekkür ediyorum'' dedi. Taha Gürses ise, ''Bir suçlunun yakalanmasında katkım olduğu için mutluyum. Ben kendim için bir ödül istememiştim. Eğer ödül verilecekse bir ay sonra doğacak çocuğum için verilmesini istemiştim. Takdir edip ödül verdiler. İşten çıkarıldım. Sayın Valimiz de bana iş sözü verdi. Çok teşekkür ediyorum'' dedi.
20 Haziran 2016 00:00 | gündem
Terör örgütü PKK'nın itirafçılarından Abdulkadir Aygan, PKK'nın kendisini "terör listesine" alan ülkelerin tepkisini çekmemek için sivillerin hayatını kaybettiği kanlı eylemleri paravan yapılanması Kürdistan Özgürlük Şahinlerinin adı altında yaptığını söyledi.Terör örgütü PKK'nın itirafçılarından Abdulkadir Aygan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, silahlı terör örgütü PKK'nın birçok kirli yapılanması olduğunu, bu paravan örgütlerin başında ise Kürdistan Özgürlük Şahinlerinin (TAK) geldiğini açıkladı. TAK'ın, Kandil'deki örgütün elebaşıları tarafından şehir merkezlerinde ses getirecek sansasyonel eylemler yapması için kurulduğunu anlatan Aygan, bu kanlı yapıda yer alan teröristlerin PKK'nın içinden seçildiğini aktardı. Bölücü örgüt PKK'nın, TAK'ın bağımsız bir yapı olduğunu, kanlı eylemlerin talimatlarını kendilerinden almadıklarına dair kamuoyunu yanıltan açıklamalar yaptığına dikkati çeken Aygan, TAK için ayrı bir bütçe de oluşturulduğunun bilgisini verdi. Aygan, şunları kaydetti: "TAK kendisini her ne kadar PKK'dan bağımsızmış gibi göstermeye çalışsa da örgütün paravan bir yapılanmasıdır. 2003 yılı ağustos sonunda PKK başkanlık konseyi tarafından kuruldu. Bu paravan yapı örgütün sözde özel kuvvetleri içinde oluşturuldu. PKK terör örgütünün buna benzer birçok yan örgütlenmeleri var." TAK'tan önce de Kürt İntikam Tugayı adında özel bir terörist birlik kurulduğunu, bu yapılanmanın başına ise Nasır isimli bir PKK'lının getirilmek istendiğini anlatan Aygan, Nasır'ın böyle bir yapılanmaya karşı çıktığı için önce tutuklandığını sonra da infaz edildiğini söyledi. TAK kirli eylemler için kullanılıyorPKK'nın dağ kadrolarıyla yerleşim yerlerinde gerçekleştiremediği terörist eylemler için TAK'ın harekete geçirildiğini ifade eden Aygan, bu eylemlerin sonucunda güvenlik güçlerinin yanı sıra sivillerin de yaşamını yitirdiğini belirtti. Böyle durumlarda yurtiçinde ve yurtdışında örgüte gösterilen tepkileri en aza indirmek için PKK'nın TAK'ı devreye koyduğunu ifade eden Aygan, "PKK'nın terörist eylemleri sivillere zarar verip kamuoyunda tepki oluşturduğunda, bu eylemi TAK üstlenir. Başta ABD olmak üzere birçok ülkede terörist kabul edilen PKK, 'terörist' olmadığını ispatlamak için kirli eylemlerini, emrindeki bu tür örgütlere yaptırır." diye konuştu. "PKK sıkıştığında TAK ile soluk almak istiyor"Son bir yılda PKK'nın tarihinin en ağır darbesini aldığını vurgulayan Aygan, örgütün harabeye çevirdiği ilçelerde güvenlik güçleri karşısında sıkışan militanlarını kırsala çekebilmek için her türlü yola başvurduğunu söyledi. Aygan, 8 polisin şehit olduğu, 9 sivilin de yaşamını yitirdiği İstanbul Vezneciler, Midyat İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Tunceli Ovacık adliye lojmanlarına yapılan saldırıları örnek göstererek, "PKK, güvenlik güçleri karşısında sıkıştığında TAK'ı sahaya sürüyor. Paravan örgüt de şehir merkezlerinde sansasyonel terörist eylemler gerçekleştiriyor. Böylece kısmen de olsa PKK'ya soluk aldırıyor." ifadelerini kullandı. "Batı'daki Kürt gençlerini kandırıyorlar"PKK'nın Doğu ve Güneydoğu'dan Batı'daki metropollere göç eden Kürt gençlerini TAK üzerinden örgüte kazandırmaya çalıştığına dikkati çeken Aygan, şunları söyledi: "Bu gençler, ailelerinin mağduriyetini ve göç sebebini, PKK'nın kara propagandası vasıtasıyla 'devletten baskı görmek' olarak biliyorlar. Gençlerin intikam duygularıyla devlete karşı tavır almaları sağlanıyor. Bununla birlikte macera heveslisi gençlerin de zaaflarını yakalayan PKK, bunları TAK üzerinden militanlaştırıyor." TAK'ın üstlendiği kanlı eylemler Silahlı terör örgütü PKK'nın paravan örgütü TAK'ın üstlendiği kanlı eylemlerden bazıları şöyle: 16 Temmuz 2005: Kuşadası'nda bir otobüsün patlatılması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. 28 Nisan 2006: Marmaris'te bir otele düzenlenen saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti. 28 Ağustos 2006: Antalya'da yapılan saldırıda 4 kişi yaşamını yitirdi. 22 Haziran 2010: İstanbul Halkalı'da askeri servise bombalı saldırı düzenlendi. Biri öğrenci, 4'ü asker 5 kişi hayatını kaybetti. 31 Ekim 2010: Taksim Meydanında çevik kuvvet noktasına saldıran canlı bomba, 15'i polis 32 kişi yaraladı. 20 Eylül 2011: Kızılay Kumrular Caddesinde meydana gelen patlamada 3 kişi öldü, 34 kişi yaralandı. 17 Şubat 2016: Ankara Merasim Sokakta bomba yüklü araç, askeri servisin geçişi sırasında patlatıldı. Aralarında sivillerin de bulunduğu 29 kişi hayatını kaybetti, 61 kişi de yaralandı. 13 Mart 2016: Güvenpark'taki otobüs duraklarına bomba yüklü araçla saldıran teröristler, 36 sivili katletti. Saldırıda 125 kişi yaralandı. 27 Nisan 2016: Bursa Ulu Cami bahçesinde kendini patlatan canlı bomba, 13 kişinin yaralanmasına neden oldu. 7 Haziran 2016: İstanbul Vezneciler'de çevik kuvvet otobüsüne, bombalı araçla saldırı düzenlendi. 6 polis şehit oldu, 5 vatandaş hayatını kaybetti, 36 kişi de yaralandı.
20 Haziran 2016 00:00 | gündem
Elazığ'da seyir halindeki trenin minibüse çarpıp yaklaşık 400 metre sürüklemesi sonucu meydana gelen trafik kazasında ölenlerin sayısı 9'a yükseldi.Edinilen bilgiye göre, kaza, Elazığ eski Bingöl yolu Yurtbaşı beldesi Seralar mevkiinde meydana geldi. Tatvan-Ankara seferini yapan Vatman Burhan Emre idaresindeki yolcu treni, kontrolsüz hemzemin geçitten geçerken raylarda askıda kalan Mesut Karakoç idaresindeki 23 DF 622 plakalı minibüse çarptı. Çarpma esnasında minibüste bulunanlardan 3'ü etrafa fırlarken, trenin minibüsü yaklaşık 400 metre sürükledikten sonra durduğu belirtildi. İlk çarpma esnasında minibüsten fırlayan 3 kişiden 2'si olay yerinde hayatını kaybederken, 1 kişi ise yaralandı. Minibüsün içerisinden çıkarılan 7 kişiden 5'i olay yerinde, 2'si ise hastanede olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi ise ağır yaralandı. SAVAŞTAN KAÇTILAR KAZADAN KAÇAMADILAR Elazığ'da yaşanan trafik kazasında hayatın kaybedenlerden 4'ünün Suriyeli olduğu belirtildi. Suriye'deki iç savaştan kaçarak Elazığ'a yerleşen 4 kişinin, 5 Türk vatandaşı ile birlikte Yurtbaşı beldesinde serada işçi olarak çalıştıkları belirtildi. 5 Türk ile 4 Suriyeli'nin hayatını kaybettiği kaza yerine gelen Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu, trenin aracı yaklaşık 400 metre sürüklediğini, 7 kişinin olay yerinde, 2'sinin hastanede olmak üzere toplam 9 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.
20 Haziran 2016 00:00 | gündem
Sağlık Bakanlığınca, kanser saptama oranları mevcut yöntemlere göre çok daha yüksek olan rahim ağzı kanseri tarama yöntemi (HPV-DNA) ile kontrol edilen 1,5 milyon kadının yüzde 3,6'sında yüksek riskli rahim ağzı kanserine yol açan virüs (HPV) tespit edildi.Sağlık Bakanlığınca, kanser saptama oranları mevcut yöntemlere göre çok daha yüksek olan rahim ağzı kanseri tarama yöntemi (HPV-DNA) ile kontrol edilen 1,5 milyon kadının yüzde 3,6'sında yüksek riskli rahim ağzı kanserine yol açan virüs (HPV) tespit edildi. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kanser Daire Başkanı Murat Gültekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, rahim ağzı kanseri taramaları için için uzun yıllardır ''smear'' yönteminin kullanıldığını belirtti. Gültekin, ''Son yıllardaki gelişmeler, rahim ağzı kanseri taramalarında HPV virüsünün DNA'sının taranabileceğini de gösterdi." dedi. Sağlık Bakanlığının bu tarama yöntemini kullandığı programına yaklaşık 1,5 milyon kadının katıldığını ifade eden Gültekin, "Yapılan taramalar sonucunda, yaklaşık olarak yüzde 3,6 kadında yüksek riskli HPV-DNA tespit edildi." dedi. Gültekin'in açıkladığı yüzde 3,6'lık oran, taramaya katılan 1,5 milyon kadının yaklaşık 54 binine denk düşüyor. HPV-DNA tarama sonuçlarına göre iller arası farklılık saptanmadığını dile getiren Gültekin, Türkiye'de görülen kanser yapan HPV tiplerinin de Avrupa ve Asya'dakilere benzer olduğunun tespit edildiğini aktardı. Başvurular aile hekimlerineHPV-DNA yönteminin İngiltere, İtalya, Amerika, Meksika gibi birçok ülkede tarama programlarına dahil edildiğine dikkati çeken Gültekin, Türkiye'de de HPV taramalarında yeni ve etkin metod olan "HPV-DNA" testinin kullanılmaya başladığını söyledi. Gültekin, şunları kaydetti: "Türkiye, dünyada bu uygulamayı kullanan öncü ülkelerden biri oldu. HPV-DNA testlerinde klasik smear ile kıyaslandığında kanser saptama oranları daha yüksek ve tarama sonucunda kanserin negatif olması durumunda tahmin gücü de yüksek. Bilimsel verilere göre, dünyanın en iyi tarama testi. Kanser yakalama oranları oldukça yüksek. Yani hem kanser yakalama oranı yüksek hem de hızlı ve pratik bir test. Bu yöntemde DNA teknolojisi kullanıldığı için insan kaynakları da verimli kullanılabiliyor.'' Türkiye genelinde biri Ankara'da diğeri İstanbul'da olmak üzere iki ulusal HPV analizi laboratuvarının hizmet verdiğini bildiren Gültekin, tarama yaptıracakların aile hekimlerine başvurmaları gerektiğini söyledi. Gültekin, testin ücretsiz yapıldığını belirterek "Hastalardan alınan örneklerde HPV'nin olup olmadığı, varsa hangi genotipe ait olduğu tespit ediliyor, aynı örnek üzerinde refleks smeari de çalışılıyor ve 10 gün içinde tüm raporlar aile hekimlerine bildiriliyor.'' dedi.
19 Haziran 2016 00:00 | sağlık
Ankara'da bir araya gelen sivil toplum kuruluşları terörü lanetleyerek birlik çağrısı yaptı. Balkan Göçmenleri Vakfı, Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Balkan Türkleri İnsan Hakları Derneği, Bulgaristan Göçmenleri Derneği, Ankara Trakya ve Batı Trakya Türkleri Derneği, Türk Makedon Dostluk Derneği ve Türkiye Gençlik Teşkilatı Vakfı Derneği genel başkanlarının katıldığı toplantıda Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, teröre tepki gösterdi. Özdemir,
19 Haziran 2016 00:00 | gündem
Sağlık Bakanlığı ile TürkKızılayı ortaklığında yürütülen ve Türkiye'nin uygun ilik arayışında yurt dışına bağımlılığını ortadan kaldıran TÜRKÖK projesi, iki yılda sınırları aştı dünyaya model oldu.Başta Amerika, Belçika Avusturya ve Hindistan olmak üzere çeşitli ülkeler sıraya girerek Türkiye'den tarama talep etti. 10 ülkeden 8'inde uygun eşleşme bile tespit edildi. Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Uzman Dr. Arif Kapuağası yakın zamanda da Türkiye'de 168 kişiye umut olacak ilik naklinin müjdesini verdi. Başta lösemi gibi kanser türlerinin yanı sıra çeşitli hastalıklara şifa kapısını aralamak için 2014 yılında hayata geçirilen Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) sınırları aştı, Dünyaya umut oldu. Yüksek çözünürlü testlerle çalışılarak kısa sürede eşleşmelerle nakile giden sürecin ayrıntılarını Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Uzman Dr. Arif Kapuağası anlattı. HEDEF 500 BİN GÖNÜLLÜ Şuana kadar 150 bin gönüllü bağışçı kazanımı elde ettiklerini açıklayan Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Kapuağası, hedeflerinin 500 bin gönüllü verici olduğunu söyledi. Laboratuvarda test çalışıp da sisteme dahil edip taramaya katılan test sayısının 115 bin olduğunu belirten Kapuağası;
18 Haziran 2016 00:00 | gündem
YSK, TÜİK'in adrese dayalı nüfus kayıt sistemi 2015 yılı sonuçlarına göre, seçim çevreleri ve her seçim bölgesinin çıkaracağı milletvekili sayılarını yeniden belirlediYSK, genel nüfus sayımı sonuçlarının açıklanmasından itibaren en geç altı ay içindeseçim çevreleri ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısını belirlemesi gerekiyor. YSK, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı'nın 5 Şubat 2016 tarihinde gönderdiği 2015 yılı nüfus bilgileri çerçevesinde seçim çevrelerini ve illerin çıkaracağı milletvekilleri sayısını belirledi. 6 İLİN MİLLETVEKİLİ SAYISI DEĞİŞTİ YSK'nın açıkladığı illere göre milletvekili sayısında 7 Haziran'a göre bazı değişiklikler oldu. Son açıklanan illere göre milletvekili çıkarma sayıların Antalya 14 olan milletvekili sayısını 15'e, Kocaeli 11 olan milletvekili sayısını 12'ye, Tekirdağ 6 olan milletvekili sayısını 7'ye çıkarırken, Isparta'nın 4 olan milletvekili sayısı 3'e, Yozgat'ın 4 olan milletvekili sayısı 3'e, Bayburt'un 2 olan milletvekili sayısı ise 1' düştü. İŞTE YENİ MİLLETVEKİLLERİ SAYISI Milletvekillerinin illere göre yeni dağılımı şöyle: "Adana 14, Adıyaman 5, Afyonkarahisar 5, Ağrı 4, Amasya 3, Ankara 32, Antalya 15, Artvin 2, Aydın 7, Balıkesir 8, Bilecik 2, Bingöl 3, Bitlis 3, Bolu 3, Burdur 3, Bursa 18, Çanakkale 4, Çankırı 2, Çorum 4, Denizli 7, Diyarbakır 11, Edirne 3, Elazığ 4, Erzincan 2, Erzurum 6, Eskişehir 6, Gaziantep 12, Giresun 4, Gümüşhane 2, Hakkari 3, Hatay 10, Isparta 3, Mersin 11, İstanbul 88, İzmir 26, Kars 3, Kastamonu 3, Kayseri 9, Kırklareli 3, Kırşehir 2, Kocaeli 12, Konya 14, Kütahya 4, Malatya 6, Manisa 9, Kahramanmaraş 8, Mardin 6, Muğla 6, Muş 3, Nevşehir 3, Niğde 3, Ordu 5, Rize 3, Sakarya 7, Samsun 9, Siirt 3, Sinop 2, Sivas 5, Tekirdağ 7, Tokat 5, Trabzon 6, Tunceli 2, Şanlıurfa 12, Uşak 3, Van 8, Yozgat 3, Zonguldak 5, Aksaray 3, Bayburt 1, Karaman 2, Kırıkkale 3, Batman 4, Şırnak 4, Bartın 2, Ardahan 2, Iğdır 2, Yalova 2, Karabük 2, Kilis 2, Osmaniye 4, Düzce 3." ANKARA, İZMİR, İSTANBUL SEÇİM ÇEVRESİNDE DEĞİŞİKLİK YOK Ankara, İstanbul ve İzmir'in seçim çevrelerinde ise herhangi bir değişiklik olmadı. Ankara birinci seçim çevresinden 18 milletvekili, ikinci seçim çevresinde 14, İstanbul birinci seçim çevresinde 31, ikinci seçim çevresinden 26, üçüncü seçim çevresinden 31, İzmir birinci seçim çevresinden 13, ikinci seçim çevresinden 13 milletvekili çıkaracak.
18 Haziran 2016 00:00 | gündem

sayfa sayısı: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11


Hakkımızda  -  İletişim  -  Gizlilik  -  Firma, Mekan Kayıt

© 2007-2008 ankaradaki.com,  8.0.350